habitat

haber

Ar χabar خَبَر z [#χbr faˁal msd.] bilme, bilgi, birinci elden bilinen şey ≈ Ar χabara خَبَرَ zdenedi, sınadı, bizzat deneyerek öğrendi

haberdar

Fa χabar-dār خبردار zhaberli

habip

Ar ḥabīb حبيب z [#ḥbb faˁīl sf. ] sevgili, dost Ar ḥabba حَبَّ zsevdi

habire

ünl ha bre teşvik ünlemi (Rumeli ağzı)

habis

Ar χabīṯ خبيث z [#χbs̠ faˁīl sf.] kötü niyetli, kötü huylu Ar χabuṯa خَبُثَ zkötü idi

habitat

[ Ekşi Sözlük, 2001]
habitat: bir canlının diğer canlılar ile kurduğu yaşam alanıdır.

İng habitat yaşanılan yer, çevre, ortam Lat habitatus alışıldık, mutat, evcil Lat habitare [den.] ikamet etmek, alışmak +()t° Lat habēre, habit- sahip olmak, elde etmek, almak << HAvr *ghabh-ē- HAvr *ghabh- almak, vermek

Not: Aynı HAvr kökten Lat habilis > İng able "alışık", Lat habitus > İng habit "alışkanlık", Lat debitus > İng debt, due, duty "alınmış şey, borç" ve tam aksi anlamda İng give, Alm geben "vermek".

Bu maddeye gönderenler: abiye, inhibe, rehabilite (debil), rödövans (duty-free)


29.09.2017
hac

Ar ḥacc حجّ z [#ḥcc faˁl msd.] dinî amaçlı ziyaret, özellikle Mekke'yi ziyaret ≈ Aram ḥaggā חַגָא z [#ḥgg] yılın belli günü yapılan kutlama, bayram, festival (Kaynak: Jastrow sf. 423-424.)≈ İbr ḥag חַג z [#ḥgg] a.a. İbr/Aram ḥagāg dönmek, geri gelmek

hacamat

Ar ḥicāma(t) حجامة z [#ḥcm fiˁāla(t) msd.] kadeh çekme, tıbbi amaçla vantuz uygulama Ar ḥacama حجم zmeme emdi, cildini emerek tümsek hale getirdi

hacegân

Fa χʷācagān خواجه z [çoğ.] hocalar, ulu kişiler Fa χʷāca خواجگان zhoca

hacer

Ar ḥacar حجر z [#ḥcr faˁal ] taş

hacet

Ar ḥāca(t) حاجة z [#ḥwc faˁla(t) msd.] gerek, ihtiyaç Ar ḥāca حاج zgerekti