haberdar

hab

Fa χʷāb خواب zuyku ≈ Ave χʷafna a.a. << HAvr *swep-no- a.a. HAvr *swep- uyumak

hababam

<< TTü ha babam de babam zorlayarak ve ricayla iş yaptırmayı ifade eden deyim

habaset

Ar χabāṯa(t) خباثة z [#χbs̠ faˁāla(t) msd.] kötü olma, habis olma Ar χabuṯa خَبُثَ zkötü idi

habbe

Ar ḥabba(t) حبّة z [#ḥbb faˁla(t) mr.] kabarcık, tane, tohum Ar ḥabb حبّ za.a.

haber

Ar χabar خَبَر z [#χbr faˁal msd.] bilme, bilgi, birinci elden bilinen şey ≈ Ar χabara خَبَرَ zdenedi, sınadı, bizzat deneyerek öğrendi

haberdar

[ Ömer b. Mezîd, Mecmuatü'n-nezâir, 1437]
Bugün hüsn mestisin χaber-dār olmaduŋ benden

Fa χabar-dār خبردار zhaberli

 haber, +dar


22.12.2014
habip

Ar ḥabīb حبيب z [#ḥbb faˁīl sf. ] sevgili, dost Ar ḥabba حَبَّ zsevdi

habire

ünl ha bre teşvik ünlemi (Rumeli ağzı)

habis

Ar χabīṯ خبيث z [#χbs̠ faˁīl sf.] kötü niyetli, kötü huylu Ar χabuṯa خَبُثَ zkötü idi

habitat

İng habitat yaşanılan yer, çevre, ortam Lat habitatus alışıldık, mutat, evcil Lat habitare [den.] ikamet etmek, alışmak +()t° Lat habēre, habit- sahip olmak, elde etmek, almak << HAvr *ghabh-ē- HAvr *ghabh- almak, vermek

hac

Ar ḥacc حجّ z [#ḥcc faˁl msd.] dinî amaçlı ziyaret, özellikle Mekke'yi ziyaret ≈ Aram ḥaggā חַגָא z [#ḥgg] yılın belli günü yapılan kutlama, bayram, festival (Kaynak: Jastrow sf. 423-424.)≈ İbr ḥag חַג z [#ḥgg] a.a. İbr/Aram ḥagāg dönmek, geri gelmek