grip2

greyder

İng grater kazıyıcı İng grate kazımak, tırmalamak, rendelemek +er Fr gratter Ger *krattōn

greyfurt

İng grapefruit a.a. § İng grape üzüm, salkım (Fr grappe salkım ) Fr fruit meyva (Fr fruit ) << Lat fructus

gri

Fr gris kır renk << Ger *grîs a.a.

gringo

İsp gringo Meksika'da yabancılara ve özellikle Amerikalılara verilen aşağılayıcı ad öz griego Yunanlı Lat Graecus Romalıların Yunanlılara verdiği ad

grip1

Fr grippe [dev.] kırıklık, maraz, özellikle solunum yolu hastalığı Fr gripper tutmak, pençesine almak << Ger *grippan tutmak, kavramak << HAvr *ghrebh-/ghreib- tutmak

grip2

[ <1990]

İng grip 1. sıkıca tutma, tutulan şey, kabza, 2. film setinde kamera tutan görevli << Eİng grīpan sıkıca tutmak, kavramak

 grip1


07.09.2017
grizu

Fr grisou kömür madenlerinde çıkan yanıcı metan gazı (Belçika lehçesi) Fr feu grégeois Rum ateşi, kendiliğinden yanıcı bir kükürt karışımı öz Grec Rum, Yunanlı

grog

İng grog brendi ve limonatadan yapılan sıcak içki İng Old Grog 1740'ta bu içkiyi İngiliz donanmasında tayın olarak verdiren Amiral Vernon'un lakabı İng grogram bir tür kaba kumaş, bu kumaştan yapılan pelerin Fr gros grain kaba dokuma

gros

Fr grosse İng gross büyük, iri, kaba OLat grossus a.a. << Lat crassus semiz, yağlı, kalın

grosa

Fr grosse 12 düzinelik ölçü birimi << OLat grossa büyük, kaba, kalın şey OLat grossus büyük, kaba (sıfat)

grotesk

Fr grotesque fantastik, ürpertici, çok çirkin İt grottesca mağaramsı, eski Roma binalarının yeraltı dehlizleri gibi İt grotta mağara, dehliz << Lat crypta dehliz, mahzen EYun kryptḗ κρυπτή zgizli, saklı, gömülü