gayda

gavat

Ar ḳawwād قوّاد z [#ḳwd faˁˁāl mesl.] muhabbet tellalı, fuhuşa aracılık eden Ar ḳāda قَادَ zönayak oldu, iş bitirdi

gavs

Ar ġawṣ غوص z [#ġwṣ faˁl msd.] 1. (özellikle inci için) denize dalma, inci dalgıçlığı yapılan yer, 2. tasavvufta en derin mertebeye erişmiş kişi ≈ Ar ġāṣa inci dalgıçlığı yaptı

gâvur

Fa gabr گبر z1. Zerdüşt dinine mensup, ateşperest, 2. Müslüman olmayan, kâfir

gayakol

İng guaiacol tıpta öksürük giderici ve antiseptik olarak kullanılan bir organik madde İng guaiacum Orta Amerika kökenli bir bitki Taino

gaybubet

Ar ġaybūba(t) غيبوبة z [#ġyb faˁlūla(t) q. msd.] birinin gıyabında konuşma, gıybet Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu

gayda

[ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
tulumu üfürüp düdük ile çalarlar. Türkīde ḳayda taˁbīr ederler. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
gayda: Bulgarların çaldığı maruf düdüklü tulum.

Bul gayda гайда zBalkanlara özgü tulum şeklinde çalgı ≈? Ger *gaitz keçi

Not: Balkan dillerinde ve İber yarımadası lehçelerinde yaygın sözcüktür. Karş. Sırb gayde, Arn gajdje, İsp gaita, Port gaita (a.a.). Corominas'a göre İspanyolca sözcüğün nihai köken bir Germen dili, belki Gotça olup "keçi tulumu" anlamındadır. Aynı kökten İng goat "keçi".


26.05.2015
gaye

Ar ġāya(t) غاية z [#ġy faˁla(t) mr.] son, uç, nihayet

gayet

Fa ba-ġāyat بغاية zson olarak, son derece [zarf] Ar ġāya(t) غاية zson, uç [isim]

gayret

Ar ġayra(t) غيرة z [#ġyr faˁla(t) msd.] kıskanma, kıskançlık, hırs ve hamiyet Ar ġāra غَارَ zkıskandı, hırs yaptı

gayri

Ar ġayr غير z [#ġyr] başka, diğer

gayser

İng geyser yer altından fışkıran su İzl geisir fışkıran, dökülen Nor geisan akıtmak, (sıvı) dökmek, fışkırmak << Ger *gausjan HAvr *gheu- (sıvı) dökmek, akıtmak