gar2

gangster

İng gangster çeteci, haydut (İlk kullanım: y. 1890 ABD.) İng gang yolcu grubu, kafile [esk.], çete << Nor gangr yolculuk << Ger *gangan gitmek, yolculuk etmek << HAvr *ghengh- yürümek, gitmek

gani

Ar ġanīy غنىّ z [#ġny faˁīl sf.] zengin, varsıl Ar ġaniya غَنِىَ zzengin idi

ganimet

Ar ġanīma(t) غنيمة z [#ġnm faˁīlā(t) sf. fem.] mal, zenginlik Ar ġanam غنم zkoyun, davar

ganyan

Fr gagnant 1. kazanan, 2. at yarışlarında bir tür bahis Fr gagner kazanmak +ent° Ger *wainjan << HAvr *woiə- HAvr *weiə- kazanmak, ganimet elde etmek, yağmalamak

gar1

Fr gare büyük demiryolu durağı EFr garer/guarer korumak, muhafaza etmek Ger *waran/*weran bakmak, gözetmek, korumak << HAvr *wer-5 a.a.

gar2

[ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
habbül ġar ki aŋa defnī yémişi dérler [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
gar: Defne. gariye: Defneler fasilesi. [ Milliyet - gazete, 1978]
defneli prina sabunu, garlı sabun, kuru sabun

Ar ġār غار z [#ġwr faˁl ] defne bitkisi, laurus nobilis

Benzer sözcükler: garlı sabun


06.09.2017
garabet

Ar ġarāba(t) غرابة z [#ġrb faˁāla(t) msd.] garip ve yabancı olma Ar ġaraba غرب zuzaklaştı, ayrıldı, (güneş) battı

garaib

Ar ġarāˀib غَرائِب z [#ġrb faˁāˀil çoğ.] garip şeyler Ar ġarība(t) غريبة z [t.] garip şey

garaj

Fr garage 1. tekne veya diğer taşıt aracını kapalı yerde muhafaza etme, 2. bu amaçla kullanılan kapalı yer Fr garer/guarer korumak, muhafaza etmek +age

garanti

Fr garantie [dev.] güvence Fr garantir [den.] güvence vermek Fr garant koruyan, güvence veren Fr garer/guarer korumak, güvenceye almak +ent°

garantör

İng guarantor garanti eden İng guarantee garanti etmek, güvence vermek