fırtına

fırın

Ar furn فرن z [#frn] ekmek veya yemek fırını (OYun foûrnos φοῦρνος za.a. (Kaynak: DuCG sf. 2:1698)) Lat fornus/furnus a.a. (Kaynak: EM sf. 441)<< HAvr *gʷhorno- HAvr *gʷher- (ateş veya közle) ısıtmak

fırka

Ar firḳa(t) فرقة z [#frḳ fiˁla(t) mr.] ayrışan insan grubu, bölük, hizip, fraksiyon Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

fırkateyn

İt fregatone [büy.] bahriyede fregata'dan büyük bir tür gemi İt fregata bir tür üç direkli ve hızlı savaş gemisi, firkete +on

fırla|mak

onom pır/fır uçma veya seğirtme sesi +lA-

fırsat

Ar furṣa(t) فرصة z [#frṣ fuˁla(t) mr.] bir işin yapılacağı aralık, vesile, şans Aram pirṣā פִּרְצָה z [#prṣ] delik, gedik (özellikle surda) Aram pəraṣ פרצ zdelme, gedik açma

fırtına

"denizde şiddetli hava" [ Piri Reis, Kitab-ı Bahriye, 1521]
fortuna-yile kıble cānibine gitdükden soŋra (...) bu faṣıl keştībān ˁibāretince [denizci deyimiyle] fortunanuŋ beyānındadır [ Meninski, Thesaurus, 1680]
fortuna: Tempestus maris. (...) fortunalü deŋiz.

Yun fortúna φορτούνα zdenizde şiddetli hava (Kaynak: LF sf. §305)İt/Lat fortuna kader, kısmet, kaza << HAvr *bhr̥-tu- HAvr *bher-1 taşımak, getirmek

 fertilite

Not: Kahane & Tietze §305 İtalyancadan direkt alıntı üzerinde durur; oysa DuCG sf. 2:1691 geç Bizans dönemine ait çok sayıda Yunanca örnek verir. Anlam kayması Yunancada oluşmuştur. • Karş. Fr ve İng fortune "kaza, kader".


09.07.2018
fıs

onom alçak volümle konuşma sesi

fısk

Ar fisḳ فسق z [#fsḳ fiˁl msd.] suç, ahlaksızlık Ar fasaḳa فَسَقَ zsuç işledi ≈ Aram pəsaḳh פְּסַק z [#psḳ] 1. kesme, yarma, 2. yargılama

fıskiye

onom fıs/fış su püskürtme sesi

fıstık

Ar fustuḳ فستق z(Şam) fıstığı OFa pistak a.a.

fış

onom su püskürme sesi, ipek kumaş sesi