entari

enstalasyon

Fr/İng installation 1. (makam veya mevkiye) atama, 2. (sistem veya mekanizma) kurma OLat installare atamak +()tion Ger *stalljan koymak, dikmek << HAvr *stol-no- HAvr *stel- koymak, dikmek

enstantane

Fr instantané anlık, göz açıp kapayıncaya kadar olan Fr instant an Lat instans elde olan, hazır, şimdiki Lat instāre durmak, varolmak, hazır olmak +ent° Lat in+1 stāre, stat- durmak

enstitü

Fr institut araştırma kurumu Lat institutus [pp.] kurulmuş olan şey, kurum Lat instituere dikmek, kurmak +()t° Lat in+1 statuere, statut- durdurmak, dikmek, kurmak Lat status durum, duruş

enstrüman

Fr instrument 1. araç, alet, 2. müzikte çalgı Lat instrumentum a.a. Lat instruere, struct- kurmak, oluşturmak, donatmak, teçhiz etmek +ment° Lat in+1 struere, struct- yığmak, dikmek, inşa etmek

entansif

Fr intensif yoğun Lat intendere germek, zorlamak, abartmak +()tiv°

entari

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
enterī, entārī, ˁanterī: Lugati müvellede. Kaba ile kaftan arası malum libas. Aslı malum olmadı. ˁanter bir nevˁ maymundur, Şam'da bir karye ismidir. Tarz-ı maruf libasa ıtlakının vechi malum olmadı.

?

Not: Arapça ˁantarī genel kanıya göre Türkçeden alınmıştır.


11.08.2014
entbent

Fa and ū band اند و بند zdüğüm düğüm, boğum boğum

entegral

Fr intégral 1. bütünsel, tümel, 2. matematikte entegral Lat integralis bütünsel Lat integer tam, bütün +al°

entegrasyon

Fr intégration bütünleme, bütünleşme Lat integrare bütünlemek +()tion Lat integer [den.] dokunulmamış, tam, bütün Lat in+2 tengō, tact- dokunmak << HAvr *tag- a.a.

entel

TTü entelektüel

entelektüel

Fr intellectuel aydın, kültürlü kişi Lat intellectūs [pp.] akıl, anlayış +al° Lat intelligere anlamak, idrak etmek, ayırt etmek +()t° § Lat inter iki şeyin arası (edat) Lat legere, lect- seçmek, ayırmak