enstitü

ensar

Ar anṣār أنصار z [#nṣr afˁāl çoğ.] yardımcılar, izleyiciler, özellikle Hz. Muhammed'e Medine'de yardımcı olanlar Ar nāṣir ناصر z [fāˁil t.] yardımcı Ar naṣara نصر zyardım etti

ense

<< OTü eŋse boynun arka tarafı

ensest

Fr inceste gayrımeşru cinsel ilişki (özellikle aile içi) Lat incestus yasak, haram, sınırı aşan Lat in+2 castus [pp.] dini kurallara uygun, temiz, bakir

enstalasyon

Fr/İng installation 1. (makam veya mevkiye) atama, 2. (sistem veya mekanizma) kurma OLat installare atamak +()tion Ger *stalljan koymak, dikmek << HAvr *stol-no- HAvr *stel- koymak, dikmek

enstantane

Fr instantané anlık, göz açıp kapayıncaya kadar olan Fr instant an Lat instans elde olan, hazır, şimdiki Lat instāre durmak, varolmak, hazır olmak +ent° Lat in+1 stāre, stat- durmak

enstitü

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
enstitü: Herhangi bir hususi maksadın (bilhassa edebî veya ilmî) terakkisine hizmet etmek için tesis edilen cemiyet.

Fr institut araştırma kurumu Lat institutus [pp.] kurulmuş olan şey, kurum Lat instituere dikmek, kurmak +()t° Lat in+1 statuere, statut- durdurmak, dikmek, kurmak Lat status durum, duruş

 statü1


30.09.2017
enstrüman

Fr instrument 1. araç, alet, 2. müzikte çalgı Lat instrumentum a.a. Lat instruere, struct- kurmak, oluşturmak, donatmak, teçhiz etmek +ment° Lat in+1 struere, struct- yığmak, dikmek, inşa etmek

entansif

Fr intensif yoğun Lat intendere germek, zorlamak, abartmak +()tiv°

entari

?

entbent

Fa and ū band اند و بند zdüğüm düğüm, boğum boğum

entegral

Fr intégral 1. bütünsel, tümel, 2. matematikte entegral Lat integralis bütünsel Lat integer tam, bütün +al°