Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi
Nişanyan Sözlük Android Uygulaması

enstantane

enosis

Yun enōsis ενώσις zbirlik, birleşme Yun éna ένα zbir +sis << EYun eîs, ʰén a.a. << HAvr *oi-no- a.a.

ensar

Ar anṣār أنصار z [#nṣr afˁāl çoğ.] yardımcılar, izleyiciler, özellikle Hz. Muhammed'e Medine'de yardımcı olanlar Ar nāṣir ناصر z [fāˁil t.] yardımcı Ar naṣara نصر zyardım etti

ense

<< OTü eŋse boynun arka tarafı

ensest

Fr inceste gayrımeşru cinsel ilişki (özellikle aile içi) Lat incestus yasak, haram, sınırı aşan Lat in+2 castus [pp.] dini kurallara uygun, temiz, bakir

enstalasyon

Fr/İng installation 1. (makam veya mevkiye) atama, 2. (sistem veya mekanizma) kurma OLat installare atamak +()tion Ger *stalljan koymak, dikmek << HAvr *stol-no- HAvr *stel- koymak, dikmek

enstantane

[ Ahmed Mithat, <1900]
Enstantane (bir anda) ha? Biz bu sürati yalnız fotoğrafyada var zannediyorduk. [ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
enstantane: Bir an devam eden, bir anda vukua gelen. Saniyenin kesri içinde alınan resim.

Fr instantané anlık, göz açıp kapayıncaya kadar olan Fr instant an Lat instans elde olan, hazır, şimdiki Lat instāre durmak, varolmak, hazır olmak +ent° Lat in+1 stāre, stat- durmak

 istasyon


01.10.2017
enstitü

Fr institut araştırma kurumu Lat institutus [pp.] kurulmuş olan şey, kurum Lat instituere dikmek, kurmak +()t° Lat in+1 statuere, statut- durdurmak, dikmek, kurmak Lat status durum, duruş

enstrüman

Fr instrument 1. araç, alet, 2. müzikte çalgı Lat instrumentum a.a. Lat instruere, struct- kurmak, oluşturmak, donatmak, teçhiz etmek +ment° Lat in+1 struere, struct- yığmak, dikmek, inşa etmek

entansif

Fr intensif yoğun Lat intendere germek, zorlamak, abartmak +()tiv°

entari

?

entbent

Fa and ū band اند و بند zdüğüm düğüm, boğum boğum