ense

enlem

TTü *enle- +Im

enmüzeç

Ar unmūḏac اونموذج znümune, örnek OFa nmūdak a.a. OFa nmūdan göstermek

enoloji

İng oenology Fr oenologie şarap uzmanlığı EYun oînos οῖνος züzüm, şarap

enosis

Yun enōsis ενώσις zbirlik, birleşme Yun éna ένα zbir +sis << EYun eîs, ʰén a.a. << HAvr *oi-no- a.a.

ensar

Ar anṣār أنصار z [#nṣr afˁāl çoğ.] yardımcılar, izleyiciler, özellikle Hz. Muhammed'e Medine'de yardımcı olanlar Ar nāṣir ناصر z [fāˁil t.] yardımcı Ar naṣara نصر zyardım etti

ense

KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
eŋse: al-ḳafā [başın arka tarafı] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
eŋse: Occiput, cervix. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
eŋsesi kalın, eŋsede boza kaynamak, eŋseye binmek TTü: enselemek [ A. Fikri, Lugat-ı Garibe, 1889]
enselemek: Arkasından koşup tutmak.

<< OTü eŋse boynun arka tarafı

Not: ETü/TTü "yanak" ile alakalı olması ihtimal dahilinde olsa da, yapıca açıklanması güçtür.

Benzer sözcükler: ense kökü, enselemek


10.12.2015
ensest

Fr inceste gayrımeşru cinsel ilişki (özellikle aile içi) Lat incestus yasak, haram, sınırı aşan Lat in+2 castus [pp.] dini kurallara uygun, temiz, bakir

enstalasyon

Fr/İng installation 1. (makam veya mevkiye) atama, 2. (sistem veya mekanizma) kurma OLat installare atamak +()tion Ger *stalljan koymak, dikmek << HAvr *stol-no- HAvr *stel- koymak, dikmek

enstantane

Fr instantané anlık, göz açıp kapayıncaya kadar olan Fr instant an Lat instans elde olan, hazır, şimdiki Lat instāre durmak, varolmak, hazır olmak +ent° Lat in+1 stāre, stat- durmak

enstitü

Fr institut araştırma kurumu Lat institutus [pp.] kurulmuş olan şey, kurum Lat instituere dikmek, kurmak +()t° Lat in+1 statuere, statut- durdurmak, dikmek, kurmak Lat status durum, duruş

enstrüman

Fr instrument 1. araç, alet, 2. müzikte çalgı Lat instrumentum a.a. Lat instruere, struct- kurmak, oluşturmak, donatmak, teçhiz etmek +ment° Lat in+1 struere, struct- yığmak, dikmek, inşa etmek