ensar

enklav

Fr/İng enclave [dev.] bir ülkenin diğer ülke sınırları içinde kalan bölümü Fr enclaver kapatmak, içeride kilitlemek << OLat inclavare a.a. Lat clavis kilit

enlem

TTü *enle- +Im

enmüzeç

Ar unmūḏac اونموذج znümune, örnek OFa nmūdak a.a. OFa nmūdan göstermek

enoloji

İng oenology Fr oenologie şarap uzmanlığı EYun oînos οῖνος züzüm, şarap

enosis

Yun enōsis ενώσις zbirlik, birleşme Yun éna ένα zbir +sis << EYun eîs, ʰén a.a. << HAvr *oi-no- a.a.

ensar

[Rab 1310]
bir ança muhācir ve enṣārnı birge ıḏtılar

Ar anṣār أنصار z [#nṣr afˁāl çoğ.] yardımcılar, izleyiciler, özellikle Hz. Muhammed'e Medine'de yardımcı olanlar Ar nāṣir ناصر z [fāˁil t.] yardımcı Ar naṣara نصر zyardım etti

Benzer sözcükler: ensari


13.08.2017
ense

<< OTü eŋse boynun arka tarafı

ensest

Fr inceste gayrımeşru cinsel ilişki (özellikle aile içi) Lat incestus yasak, haram, sınırı aşan Lat in+2 castus [pp.] dini kurallara uygun, temiz, bakir

enstalasyon

Fr/İng installation 1. (makam veya mevkiye) atama, 2. (sistem veya mekanizma) kurma OLat installare atamak +()tion Ger *stalljan koymak, dikmek << HAvr *stol-no- HAvr *stel- koymak, dikmek

enstantane

Fr instantané anlık, göz açıp kapayıncaya kadar olan Fr instant an Lat instans elde olan, hazır, şimdiki Lat instāre durmak, varolmak, hazır olmak +ent° Lat in+1 stāre, stat- durmak

enstitü

Fr institut araştırma kurumu Lat institutus [pp.] kurulmuş olan şey, kurum Lat instituere dikmek, kurmak +()t° Lat in+1 statuere, statut- durdurmak, dikmek, kurmak Lat status durum, duruş