eleman

elektroliz

Fr électrolyse kimyasal bir maddeyi elektrikle ayrıştırma EYun lýsis λύσις zçözme EYun lúō λύω zçözmek +sis

elektron

İng electron elektrik yükü taşıyan atomik zerre (İlk kullanım: 1891 J.D.Stoney, İng. fizikçi.) İng electric

elektronik

İng electronic 1. elektrona ilişkin (1902), 2. gaz veya yarıiletken ortamda elektron akımı yoluyla aygıtların yönetimine ilişkin (y. 1930) İng electron +ic°

elektrot

Fr électrode İng electrode anot ve katodun ortak adı (İlk kullanım: 1834 Michael Faraday, İng. fizikçi.) § İng electro+ EYun ʰódos ὁδος zyol

elem

Ar alam أَلَم z [#Alm faˁāl msd.] acı, ağrı ≈ Ar alima أَلِمَ zacı çekti, ağrıdı

eleman

"unsur" [ Hukuk-ı Beşer - gazete, 1918]
Ticaret işinde üç (eleman ألهمان) vardır. Alıcı, satıcı, bir de mal. "... ekip üyesi, personel" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
ince hafif komedilerden başka piyes oynamak kabil değildir çünkü eleman kâfi gelmez. "... kişi (argo)" [ Ekşi Sözlük, 2000]
argoda fazla samimi olmadığın biri hakkında konuşma şekli. örn: 'baba bu eleman ne iş?'

Fr élément öge, unsur, yapı taşı, kimyada element Lat elementum ilk öğrenilen şey, abece

Not: Latince sözcüğün alfabe öğrenilirken ezberlenen 'LMN' hecelerinden türediği rivayet edilir. EM sf. 344 bu görüşü ihtiyatla karşılar.

Benzer sözcükler: elemanlar, elemanter

Bu maddeye gönderenler: element, piksel


09.09.2017
element

Alm Element öge, unsur, kimyada element Lat elementum

elemtere fiş

Ar a lam tara أَلَمْ تَرَ zgörmez misin? § Ar lam değil Ar tara [#rAy] görürsün

Elen

Fr hellène Yunanlı EYun ʰellḗn ἑλλήν za.a.

eleştir|mek

TTü ele- +IştIr-

eleştirmen

YTü eleştir- +mAn