eldiven

elan

Ar al-ān الآن zhalen, şimdi, şu anda

elastik

Fr élastique esnek EYun elastikós ελαστικός zittirici EYun elaúnō ελαύνω zitmek, sürmek +istik°

elbette

Ar al-battan/al-battatan البتّاً z [zrf.] mutlaka Ar batt بَتّْ z [#btt] kesin, mutlak +an Ar batta بَتّ zkesti, bitirdi, kararlaştırdı

elbise

Ar albisa(t) ألبسة z [#lbs afˁila(t) çoğ.] giysiler Ar libās لباس z [t.] giysi

elçi

<< ETü élçi devlet adamı ETü él devlet, barış +çI

eldiven

destüvāne [ Pîr Mehmed b. Yusuf, Terceman, <1461]
al-muḳaffaz [Ar.]: Ellerine elcek geydirülmiş ve destüvāne ve kolçak geydirülmiş kimesne. [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
eldiuén: guanto

§ TTü el Fa dastuvān/dastvān دستوان zeldiven § Fa dast دست zel Fa bān بان ztutan, koruyan

 el1

Not: Fa dastuvān (a.a.) sözcüğünden Türkçeye uyarlanmıştır.


07.08.2015
ele güne karşı

<< ETü il kün dünya ve alem § ETü il devlet, ülke ETü kün ?

ele|mek

<< ETü elge- elden veya elekten geçirmek ETü elig el

elebaşı

<< TTü er başı

elegan

Fr élégant seçkin, zarif Lat elegans seçici Lat eligere, elect- (başkalarından) ayırmak, seçmek +ent° Lat e(x)+ legere, lect- ayırmak, seçmek

eleğimsağma

<<? Ar ˁalāˀim-samāˀ علائم السماء zalaimsema, gökkuşağı