el1

ekümenik

Fr oecuménique evrensel, tüm alemi kapsayan, Hıristiyan aleminin tümünü kapsayan EYun oikomenikós οικομενικός z EYun oikoménē οικομένη zmeskûn dünya, uygar alem +ik° EYun oikéō οικέω ziskân etmek, ikamet etmek +men° EYun oíkos οίκος zev, konut

eküri

Fr écurie bir kişiye ait yarış atlarının tümü, bir ekibin mensupları Fr écuyer bir soylunun kalkanını taşıyan süvari yamağı << Lat scutarius 1. kalkancı, kalkan taşıyan, 2. imparatorun özel muhafız birliğine mensup kişi Lat scūtum büyük dikdörtgen beden kalkanı +ari° << HAvr *skoit- tabla, tahta HAvr *skei- yarmak, ayırmak

ekvator

Fr équateur eşitleyici, a.a. Lat aequator eşitleyici Lat aequare [den.] eşitlemek, tesviye etmek +()tor Lat aequus eşit

ekzema

Fr eczéma bir cilt hastalığı EYun ékzema έκζεμα zciltte çıkan kabartı, isilik, döküntü EYun ekzéō εκζέω zkabarıp taşmak, isilik dökmek +ma(t) EYun ek+ zéō ζέω zkabarmak, kaynamak << HAvr *yes- kabarmak, kaynamak, mayalanmak

el+

Ar al ال zharf-i tarif, definite article

el1

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
Oŋ Totok yurçın yaraklıg eligin tutdı [Wang Totok'un kayınbiraderini silahlı eliyle tuttu] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
el ele virmek, el urmak, el çekmek, el değirmeni, elde değül, elden çikmak, elden komak, elinden iş gelmek, ele getürmek, ele virmek, eli altında (...) elleşmek TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
elverişli, el üstünde tutmak, elde etmek, ele gelmek, ele geçmek TTü: [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
el pençe: divan duran, hizmete amade.

<< ETü elig el ETü al- +I(g)

 al-

Benzer sözcükler: el arabası, el bombası, el ele, el kitabı, el koymak, el pençe divan, el şakası, el vermek, el yordamı, elde etmek, elden düşme, ele gelmek, elense, elinden gelmek, elişi, ellemek, ellenmek, elleşmek, elletmek, elvermek, elverişli

Bu maddeye gönderenler: eldiven, ele- (elek, eleştir-)


30.03.2015
el2

<< ETü il devlet, organize halk

elâ

<< TTü ala renkli, alaca

elan

Ar al-ān الآن zhalen, şimdi, şu anda

elastik

Fr élastique esnek EYun elastikós ελαστικός zittirici EYun elaúnō ελαύνω zitmek, sürmek +istik°

elbette

Ar al-battan/al-battatan البتّاً z [zrf.] mutlaka Ar batt بَتّْ z [#btt] kesin, mutlak +an Ar batta بَتّ zkesti, bitirdi, kararlaştırdı