Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi
Nişanyan Sözlük Android Uygulaması

ekstaz

ekspertiz

Fr expertise uzmanlık

eksport

İng export ihraç etmek, ihracat Lat exportare dışarı taşımak Lat e(x)+ portare taşımak

ekspozisyon

Fr exposition sergileme, sergi Lat expositio Lat exponere sergilemek, dışarı koymak +()tion Lat e(x)+ ponere, posit- koymak

ekspres

Fr expresse hızlı, direkt, özellikle hızlı tren İng express a.a. Lat expressus [pp.] açık, net, belli bir amaca yönelik Lat exprimere (sıkıp) özünü çıkarmak, dışa vurmak, ifade etmek +(t)° Lat e(x)+ premere, press- basmak, sıkmak

ekspresyon

Fr expression ifade, deyim Lat exprimere ifade etmek +()tion

ekstaz

[ Cumhuriyet - gazete, 1991]
hem ruhsal hem bedensel bir ekstaz haline gelir

Fr ecstase kendinden geçme, vecd, trans EYun ékstasis έξτασις z1. yer veya durum değiştirme, 2. a.a. EYun eksístēmi, eksta- εξίστημι, εξτα- z1. yer veya durum değiştirmek, 2. bilincini yitirmek +sis EYun ek+ ʰístēmi, stā- ἵ̔στημι, στα- zdurmak

 statik

Benzer sözcükler: ekstatik


14.01.2015
ekstazi

İng ecstasy 1. vecd hali, 2. psikoaktif bir ilaç, methamphetamine EYun ékstasis ἔκστασις zaklını kaybetme, akıl dışına çıkma, vecd EYun eksitēmi ἐξιστήμι z«dışta durmak» +sis EYun ek+ ʰistēmi, stā- durmak

ekstra

Fr/İng extra [abb.] Fr/İng extraordinaire/extraordinary sıradışı, olağandışı § Lat extra dışarı, dışarıda, dışında (<< HAvr *eghs-tero- dış ) Lat ordo, ordin- düzen

ekstradisyon

Fr/İng extradition sınırdışı etme Lat e(x)+ tradere teslim etme +()tion Lat trans+ dare vermek

ekstrapolasyon

İng extrapolation 1. bir metin içinden bir parçayı çıkarma, 2. (mantık ve matematikte) bilinen bir diziden hareketle dizinin bilinmeyen ögelerini çıkarsama İng interpolation metin içine parça ekleme Lat interpolare içine katmak, donatmak +()tion

ekstre

Fr extrait damıtılmış bitki özü veya kimyasal madde Fr extraire özünü çıkarmak, sıkarak suyunu almak << Lat extrahere, extract- sökmek, çıkarmak Lat e(x)+ trahere, tract- çekmek, sürmek, sürüklemek