Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

duman

duhul

Ar duχūl دخول z [#dχl fuˁūl msd.] girme, içeri girme, dahil olma Ar daχala دَخَلَ zgirdi

duhuliye

Ar duχūl içeri girme +īya(t)

dul

<< ETü tul eşi ölmüş kadın

dulda

Moğ dalda saklanma yeri, pusu ≈ Moğ daldal- gizlemek

dum duma

?

duman

ETü: [ Irk Bitig, <900]
üze tuman turdı, asra toz turdı [yukarıda sis, aşağıda toz durdu] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tumān: aḍ-ḍabāb [sis, pus] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
duman طومان: Nebula, caligo [bulut, sis]. TTü: "... duman" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
duman دومان: Ateş dūdu, hava pusu, taze yemişlerin buğusu.

<< ETü tuman sis, bulut ETü tun- kapanmak, hava bulutlanmak +(g)An

Not: Karş. ETü tum "soğuk, özellikle soğuk hava" ve belki toŋ "don, buz". Buradan gelen dumlu "soğuk" sözcüğü Anadolu ağızlarında görülür. Karş. Dumlupınar. • Esasen "sis" anlamına gelen sözcük 17. yy'da anlamı değişen tütün "ateş dumanı" sözcüğünün yerine geçmiştir. Özgün anlamı dumanlı dağ deyiminde korunur.

Benzer sözcükler: duman olmak, dumanlanmak, dumanlı


24.12.2015
dumdum

İng dumdum bullet bir tür kurşun (İlk kullanım: 1897 İng. Hind.) öz Dumdum Hindistan'ın Bengal bölgesinde bir müstahkem yer ve cephane fabrikası Bengali damdama toprak kale, burç, tabya Fa damdama دمدمه za.a.

dumur

Ar ḍumr/ḍumūr ضمر/ضمور z [#ḍmr fuˁūl msd.] zayıflama, büzüşme Ar ḍamara ضَمَرَ zzayıfladı, büzüştü

dun

Ar dūn دون z [#dnw] aşağı, alçak

duodenum

OLat duodenum onikiparmak bağırsağı (İlk kullanım: Gerardo di Cremona, İtal. hekim (ö. 1187).) Lat duodecim on iki § Lat duo iki Lat decem on

dupleks

İng duplex 1. iki katlı olan her şey, 2. iki katlı konut Lat duplex iki katlı, çift § Lat du- iki EYun pláks, plak- πλάξ, πλακ- ztabaka, katman