dereotu

derç

Arapça drc kökünden gelen darc دَرْج z "1. rulo şeklinde yazılı belge, dürüm, 2. yazma, metin içine ekleme, dürme, araya sokma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça adraca أدْرَجَ z "dürdü, rulo yaptı, katladı" fiili ile eş kökenlidir.

derdest

Farsça dar dast در دست z "elde, yakalanmış, tutuklu" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça dast دست z "el" sözcüğünden türetilmiştir.

dere

Farsça dara veya darra دره/درّه z "vadi, iki dağ arasındaki geçit" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça dar "kapı" sözcüğünden +a ekiyle türetilmiştir. (NOT: Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde darenā- "vadi, yar" sözcüğü ile eş kökenlidir. )

derece

Arapça drc kökünden gelen daraca(t) دَرَجَة z "adım, eşik, basamak" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Arapça daraca دَرَجَ z "yürüdü, adımladı, ayak bastı" fiilinin faˁala(t) vezninde ismi merresidir. ) Bu sözcük Aramice/Süryanice drg kökünden gelen dərag, dargā דְרַג z "basamak, merdiven" sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice sözcük Akatça daraggu "patika, yürüme yolu" sözcüğü ile eş kökenlidir.

dereke

Arapça drk kökünden gelen daraka(t) دركة z "merdivenin alt basamağı, bir şeyin dip noktası" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük İbranice derek דרכ z "yol, patika" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük İbranice dārak דרכ z "yürüme, ayak basma, adımlama" fiilinden türetilmiştir. İbranice fiil Aramice/Süryanice aynı anlama gelen dārag דרג z kökü ile eş kökenlidir. )

dereotu
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
tere otı: Nasturtium [roka veya tere]. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tere otu: teberhūn, circir, roka [ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
dereotu: Salataya ve bazı yemeklere konur bir nevi güzel kokulu ot

Köken

Türkiye Türkçesi tere otu sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Farsça tara تره z "yeşillik, çiğ yenen her türlü sebze" sözcüğünden türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için tere, ot maddelerine bakınız.

Ek açıklama

Kastedilen spesifik ot türü zaman içinde değişkenlik gösterir. Halen anethum graveolens anlamında.


19.09.2017
dergâh

Farsça dargāh درگاه z "kapı mahalli, eşik" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça dar در z "kapı" ve Farsça gāh گاه z "yer" sözcüklerinin bileşiğidir.

dergi

Eski Türkçe térgü "sofra, sofradaki çeşitli yemek" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe tér- "dermek" fiilinden Yeni Türkçe +gU ekiyle türetilmiştir.

derhal

Farsça darḥāl در حال z "şimdiki zamanda, hemen" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça sadece bileşiklerde görülen dar "de hali edatı" ve Arapça ḥāl حال z "şimdiki zaman" sözcüklerinin bileşiğidir.

deri

Eski Türkçe teri "cilt" sözcüğünden evrilmiştir.

derin

Eski Türkçe teriŋ "birikmiş, derin (su)" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe térin- "toplanmak, birikmek" fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.