dejavü

dehliz

Ar/Fa dihlīz دهليز zkoridor, revak << OFa dahrīz revak, kapı girişindeki sütunlu eşik, propylon

dehri

Ar dahr دَهْر z [#dhr faˁl ] çağ, zaman, eon; felsefede maddi dünya, acun

dehşet

Ar dahşa(t) دهشة z [#dhş faˁla(t) msd.] korkma, hayret etme Ar dahişa دَهَشَ zşaştı, çok korktu

dehşetengiz

§ Ar dahşa(t) korku Fa engīz uyandıran

deizm

Fr déisme müesses dinlerden bağımsız tanrı inancı, teizm (İlk kullanım: 1660 Pascal, Fr. filozof.) Lat deus tanrı +ism°

dejavü

[ Milliyet - gazete, 1997]
Tam bir dejavü... 15 yıl önceki kayak hocam Mücahit bir anda karşımda görünüverdi.

İng deja vu bir anı daha önce yaşamış olma duygusu Fr déjà vu «daha önce görüldü», a.a. (Fr voir, vu görmek << Lat videre, visus a.a. )

 video

Not: TDK'nın tercih ettiği dejavu yazımı özensizlik eseridir.


19.09.2018
dejenere

Fr dégénérer soyunu bozmak, soysuzlaştırmak Lat degenerare a.a. Lat de+ generare üremek, üretmek, doğurmak

dek1

<< ETü teg kadar (edat) ≈ ETü teŋ eşit, eşdeğer

dek2

İng deck 1. çatı, örtü, 2. gemi güvertesi, 3. kaset çalar EHol dek çatı, örtü << Ger *thakjom a.a. << HAvr *tog- HAvr *(s)teg- örtmek

deka+

Fr déca+ İng deca+ [bileşik adlarda] on EYun déka δέκα zon << HAvr *dekm a.a.

dekadan

Fr décadent 1. yoz, sefih, 2. bohem << OLat decadens OLat decadere bozulmak, geri düşmek, yozlaşmak +ent° Lat de+ cadere, cas- düşmek