Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

daktilo

daire

Ar dāˀira(t) دائرة z [#dwr fāˁila(t) fa. fem.] döngü, dönüş, çember, halka Ar dāra دار zdöndü

dakayık

Ar daḳāˀiḳ [#dḳḳ faˁāˀil çoğ.] incelikler, nüanslar Ar daḳīḳa(t) [t.] ayrıntı, nüans

dakik

Ar daḳīḳ دقيق z [#dḳḳ faˁīl sf.] ince, hassas, narin Ar daḳḳa دقّ zufaladı, inceltti

dakika

Ar daḳīḳa(t) دقيقة z [#dḳḳ faˁīlā(t) sf. fem.] 1. partikül, incelik, ayrıntı, nüans, 2. derecenin altmışta biri Ar daḳḳa دقّ zinceltti, küçülttü

daksil

marka Daksil TTü daktilo silgisi [abb.]

daktilo

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
daktilograf: Yazı makinesi. [ Sait Faik Abasıyanık, 1930]
Tahrirat kâtibi, daktilo [daktilocu kız] ile uzun bir sohbete daldı

Fr dactylo [abb.] Fr dactylographe parmakla yazma aygıtı § EYun dáktylos δάκτυλος zparmak EYun graphḗ γραφή zyazı

 graf(o)+

Benzer sözcükler: daktilograf, daktilografi

Bu maddeye gönderenler: daksil, pterodaktil


05.09.2014
dal

<< ETü tāl ağaç dalı

dal|mak

<< ETü tal- 1. çarpılmak, (bir şeye) çarpmak, 2. hastalanmak, özellikle sara veya akıl hastalığına tutulmak, sevdalanmak

dala|mak

<< OTü tala- (köpek) ısırmak, (ısırgan otu) yakmak

dalak

<< ETü talak 1. sevda, melankoli, 2. bir organ ETü tal- 1. çarpılmak, 2. cinnet getirmek, aklını yitirmek +(g)Ak

dalalet

Ar ḍalāla(t) ضلالة z [#ḍll faˁāla(t) msd.] yoldan çıkma, azma, sapma, sapkınlık Ar ḍalla ضَلَّ zsaptı, yanlış yola gitti