biber

bi(o)+

Fr/İng bio+ [bileşik adlarda] can, yaşam EYun bíos, biot- βίος, βιοτ- za.a. << HAvr *gʷī-wó-s a.a. HAvr *gʷei̯h₃- (*gʷei̯o-) yaşamak

bi+1

Ar bi بِ zile, ... olarak (edat)

bi+2

Fa بى zyoksunluk edatı << OFa abē- a.a.

bi+3

Fr/İng bi+ çift, iki Lat bi+ iki

biat

Ar bayˁa(t) بيعة z [#byˁ faˁla(t) msd.] el sıkışma, anlaşma, kölelik veya itaat sözleşmesi Ar bāˁa باع zsattı, satış için sözleşti

biber

[ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
ak büber ... kara büber [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kırmızı biber: Arnavut biberi. Taze biber: yeşili.

Yun pipéri πιπέρι zGüney Asya'dan ithal edilen bir baharat, karabiber << EYun péperi/péperis πέπερι za.a. Sans pippalī पिप्पल z1. meyvecik, küçük meyve, 2. karabiber bitkisi ve meyvesi

Not: Batı dillerine Latince yoluyla Yunancadan geçmiştir. Karş. Lat piper, İng pepper, Alm Pfeffer, Fr poivre (a.a.). Yeşil/kırmızı biber Amerika kökenli ayrı bitki olup Türkiye'de 19. yy'da yaygınlaşmıştır.

Benzer sözcükler: biber dolması, biber gazı, biberlik, kara biber, yeşil biber

Bu maddeye gönderenler: darülfülfül (falafel), paprika


06.09.2017
biberiye

<? TTü biber

biberon

Fr bibéron emzikli şişe İt biberone [büy.] büyük şişe Lat bībere içmek +on << HAvr *pí-p-h₃- (*pí-p-o-) HAvr *peh₃- (*pō-) içmek

bibi

<< OTü bibi hanım, saygın kadın çoc

bibli(o)+

Fr/İng biblio+ [bileşik adlarda] kitap EYun byblíon/biblíon βυβλίον/βιβλίον zpapirüs rulosu, kitap EYun býblos/bíblos βύβλος/βίβλος zpapirüs +ion <? EYun Byblos βυβλος zbir Fenike kenti, modern Cübeyl Fen Gubla «tepecik», a.a.

bibliyografi

Fr bibliographie bir konudaki kitapları derleyen makale veya liste