barba

bar3

onom bağırma sesi

baraj

Fr barrage su seddi Fr barrer set çekmek, engellemek +age

baraka

Fr barraque İt baracca kulübe, derme çatma yapı ?

barakuda

İng barracuda bir tür yırtıcı balık, sphyraena İsp barracuda a.a. Karib

baran

Fa bārān باران zyağmur << OFa vārān a.a. ≈ Ave vār- a.a. ≈ Sans varṣá वर्ष zyağmur, yağış

barba

"Rum meyhaneci" [ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Tutuşmuş Gönüller, 1926]
Onun şimdi içini yakan Lamia'nın aşkı değil barbanın keskin rakısıdır.

≈ Yun bárba μπάρμπα zmoruk, yaşlı ve sevilen kişi İt barba sakal

 barbunya


18.12.2014
barbar

Fr barbare yabancı, vahşi Lat barbarus a.a. EYun bárbaros βάρβαρος zanlaşılmaz bir dil konuşan kimse, Yunan olmayan onom

barbekü

İng barbecue ızgara, et kızartma mangalı İsp barbacoa et kızartmak için kullanılan ızgara şeklinde bir düzenek Taino barabicu ateş çukuru

barbiturat

Fr/İng barbiturate kimyasal bir madde Alm Barbitursäure barbitürik asit (İlk kullanım: 1864 Adolf von Bäyer, Alm. kimyacı.) § öz Barbara bir kadın adı Lat urea idrar, üre

barbunya

Yun barbúnia μβαρβούνια z [çoğ.] Yun barbúni μβαρβούνι zbir balık türü, mullus barbatus İt barbone [büy.] «koca sakal», a.a. Lat barba sakal +on << HAvr *bhardhā- a.a.

barbut

Ven barbùt sakallı, argoda bir tür para (İt barbato) İt/Ven barba sakal