ardıl

arbalet

Fr arbalète mekanik ok atma aygıtı << Lat arcuballista a.a. § Lat arcus yay Lat ballista fırlatma aygıtı, mancınık

arbede

Ar ˁarbada(t) عربدة z [#ˁrbd faˁlala(t) q. msd.] kavga, tartışma

arbitraj

Fr arbitrage hakemlik, arabuluculuk Fr arbitrer [den.] arabuluculuk etmek +age Lat arbiter hakem, hakim, arabulucu, tanık

arboretum

YLat arboretum araştırma amacıyla oluşturulmuş ağaç koleksiyonu, botanik bahçesi Lat arbor ağaç

ardıç

<< ETü artuç bir tür bodur kozalaklı ağaç, juniperus

ardıl

YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
ardıl = Halef = Successeur

TTü art +Il

 art

Not: +Il ekinin işlevi belirsizdir.


18.11.2014
ardışık

TTü art arka +Iş-

ardiye

Ar arḍ أرض zyer

arduvaz

Fr ardoise çatı örtücü olarak kullanılan ince siyah taş

arena

Fr arène 1. kum, kumluk, 2. stadyumun kum zemini Lat arena/harena a.a.

argaç

≈ ETü arkaġ dokumada enine ya da aykırı atılan iplik ETü arka- ardından veya aksi gitmek +(g)Aç