antrasit

antite

Fr entité varlık, oluşum OLat entitas varoluş, varlık OLat ens, ent- varolan +itas Lat esse olmak, varolmak +ent°

antitez

Fr antithèse karşı-tez EYun antíthesis ἀντίθεσις za.a.

antlaş|mak

TTü and +lAş-

antoloji

Fr anthologie edebi derleme EYun anthología ανθολογία zçiçek derleme, çiçek destesi, (mec.) şiir derlemesi § EYun ánthos άνθος zçiçek EYun logeía λογεία zderleme EYun légō, log- λέγω1, λογ- zseçmek, derlemek

antrakt

Fr entr'acte tiyatroda perde arası § Fr entre iki şeyin arası (<< Lat inter a.a. ) Fr acte tiyatroda perde

antrasit

[ Cemiyeti Tıbbiyei Osmaniye, Lugat-i Tıbbiye, 1873]
antrasit آنترسيت [ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Anthracite [Fr.]: donuk kara taş, antrasit.

Fr anthracite bir tür kömür, koyu gri renk EYun anthrakítēs ανθρακίτης z«kömüre benzeyen», bir tür değerli mineral veya kömür çeşidi EYun ánthraks άνθραξ z1. kömür, 2. şap (şarbon) hastalığı


10.01.2018
antre

Fr entrée [pp. fem.] giriş << Lat intrata [pp. fem.] a.a. Lat intrare [den.] içeri girmek +()t° Lat inter içeri, arası

antrenman

Fr entraînement talim, eğitim Fr entraîner peşinden çekmek, çekip çevirmek, çalıştırmak +ment° Fr in+1 traîner çekerek götürmek, sürüklemek << OLat traginare a.a. Lat trahere, tract- çekmek, sürmek

antrenör

Fr entraîneur idman yaptıran Fr entraîner idman yapmak +()tor

antrepo

Fr entrepôt ihraç ve ithal mallarının geçici olarak depolandığı yer, transit deposu Fr entreposer içeri koymak, depolamak Fr inter+ poser koymak

antrikot

Fr entrecôte «kaburga arası», bir et kesimi § Fr entre arası, içi (edat) Fr côte kaburga