alet

âlemîn

Ar ˁālamīn عالمين zâlemlerin (genitiv çoğul)

alengirli

?

aleni

Ar ˁalanī علنى z [nsb.] gizli olmayan, açık ve aşikâr olan Ar ˁalan علن z [#ˁln faˁal msd.] açık ve aşikâr olma Ar ˁalana علن zaçığa çıktı, aşikâr oldu

alerji

Fr allergie vücudun bir dış etkene verdiği normal dışı tepki YLat allergia (İlk kullanım: 1905 Clemens von Pirquet, Avst. hekim.) § EYun állos άλλος zbaşka, farklı EYun érgon έργον ziş, çalışma

alesta

İt allesta hazır İt allestire [den.] (bir şeye) hazır etmek İt ad+ lesto hazır

alet

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
āleti yok kimse ne iş başara

Ar āla(t) آلة z [#Awl faˁla(t) mr.] düzen, düzenek, araç Ar āla آل zdöndü, geri döndü, geri geldi

Not: Arapça sözcüğün nihai anlamı “dönen şey,” belki “çömlekçi çarkı” olmalıdır.

Benzer sözcükler: alet edevat, alet olmak, aletli jimnastik

Bu maddeye gönderenler: alicengiz, evvel (cemaziyülevvel), meal, tevil


14.08.2015
alev

<< TTü yalabı/alabı/alav/yalav parıltı, alev ≈? ETü yal- yanmak

Alevi

Ar ˁalawī علوى z [nsb.] Ali'ye mensup olan öz ˁAlī [#ˁlw] Ali b. Ebi Talib, İslam peygamberinin damadı

aleyh

Ar ˁalayhi عَلَيْهِ z [#ˁly] onun üzerine § Ar ˁalā عَلَا züzere, ile, karşı, gibi Ar hu üçüncü tekil eril şahıs iyelik eki

aleyhisselam

Ar ˁalayhi's-salām عليهِ السلام z«barış onun üzerine», selam sözü

aleyküm

Ar ˁalaykum عليكم züzerinize, üzerinizde Ar ˁalā üzeri, üstü