öykün|mek

ötürü

<< ETü ötrü geçe, sonra [zaman edatı], dolayı [nedensellik edatı] ETü öt- öte geçmek +(g)ArU

öv|mek

<< ETü ög- 1. methetmek, 2. tövbe etmek, pişman olmak <? ETü ö- düşünmek, anmak +Ik-

övgü

TTü öv- +gU

övünç

<< ETü ögünç kendini övme, gurur ETü ögün- +(In)ç

öykü

YTü öykün- özenmek, taklit etmek

öykün|mek

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol maŋa ötgündi: ḥakānī fī amrī wa bārānī [işimde ve eylemimde bana kıyaslandı? benle boy ölçüştü?] (...) karġa kazġa ötgünse butı sınur [karga kaza öykünse ayağı kırılır - atasözü] TTü: [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
kendü yoksullığına ḳāniˁ olmayup baylara öykünmiş ola TTü: [ Pîr Mehmed b. Yusuf, Terceman, <1461]
al-taḳlīd [Ar.]: Bir kimesne bir kimesneye öykünmek.

<< ETü ötgün- 1. kıyaslanmak, benzemek, 2. hikâye anlatmak ETü ötüg 1. geçiş, 2. dua, dilek +In- ETü öt- öte geçmek, duyurmak, (meram) anlatmak +Uk

 öt-

Not: Karş. Ar ḥakā (1. kıyaslandı, 2. öykü anlattı). • TTü 17. yy'dan sonra yazı dilinde ender görülen bir sözcük iken Dil Devrimi döneminde yeniden canlandırılmıştır.

Benzer sözcükler: öykünmeci

Bu maddeye gönderenler: öykü


08.06.2015
öyle

<< ETü-O ayla o şekilde, o suretle ETü an ıla +lAyU

öz

<< ETü öz benlik, kendi ETü ö- düşünmek, bilincinde olmak +Uz

özdek

TTü öz +dAk

özdeş

TTü öz +dAş

özdeyiş