öğüt

öğreti

ETü ögretig eğitim, terbiye ETü öğret- +I(g)

öğretmen

TTü öğret- +mAn

öğün

<< ETü ödün belirlenmiş zamanda [zarf] ETü ȫd zaman +(I)n

öğür

<< ETü ögür evcil hayvan sürüsü

öğür|mek

<< TTü ögür- bağırmak, böğürmek onom +kIr-

öğüt

ETü: ȫt [ Irk Bitig, <900]
ögüm ötin alayın [annemin fikrini alayım] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
algıl ögüt mendin oğul erdem tile [öğüt al benden oğul erdem dile]

<< ETü öt/ögüt akıl, fikir, nasihat ≈ ETü ög akıl ETü ö- düşünmek, anlamak +I(g)

Not: Oğuzca aŋ- eşdeğeri olan ö- fiili, Doğu Türkçesinin temel fiillerinden biridir. Karş. ETü ög "akıl, bilinç", öz "benlik, ruh". • "Akıl verme" anlamına gelen sözcük en eski kaynaklarda daima öt olup, Kaşgarî'dan itibaren görülen ögüt biçiminin yapısı açık değildir.

Benzer sözcükler: öğütçü, öğütlemek


21.09.2017
öğüt|mek

<< ETü ögit- öğüttürmek ETü ögi- öğütmek, toz haline getirmek +It-

ökaliptüs

YLat eucalyptus Avustralya kökenli bir ağaç (İlk kullanım: 1788 L'Héritier, Fr. botanikçi.) EYun eukályptos ευκάλυπτος ziyi korunmuş § EYun εῦ ziyi EYun kalýptō καλύπτω zsaklamak, kapatmak

ökçe

<< OTü ökçe topuk, ayağın arka ucu OTü *ök geri, arka +çA

ökse

Yun iksía ιξία z1. asalak bir bitki, viscum album, 2. bu bitkiden elde edilen yapışkan madde EYun iksós ιξός za.a.

öksür|mek

<< OTü öskür- öksürmek onom +kIr-