çelim

çekül

Ar şāḳul شاقل zduvarcıların kullandığı ağırlık

çel|mek

<< TTü çal- vurmak

çelebi

ETü çalab yüce kişi, efendi, rabb, rahip Süry ṣəlab/ṣəlīb ܨܠܒ z1. haç, 2. (mec.) rabb, rahip

çelenk

<< TTü çelek/çelenk چيلان zbüyük ve gösterişli kuş tüyü, telek

çelik

<< OTü çelik 1. vurma, dövme, 2. dövülmüş demir ≈ OTü çalık dövme, dövülmüş ETü çal- vurmak, dövmek +Uk

çelim

TTü: [ Asım Ef., Kamus-ı Muhit terc., 1800]
kett [Ar.]: Gövdesinde eti azca olan çelimsiz adama denir, ere ve avrete ıtlâk olunur. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çelim: Endam, çalım. (...) çelimli: Cüsseli, endamlı. (...) çelimsiz: Arık.

≈ TTü çalım

 çalım

Not: Önseste /ç/ etkisiyle sesli incelmesi görülür.

Benzer sözcükler: çelimli, çelimsiz


24.09.2017
çeliş|mek

TTü çel- vurarak engel olmak +Iş-

çello

İng cello İt violoncello [küç.] violone'nin küçüğü olan bir çalgı İt violone viola'nın büyüğü olan bir çalgı

çeltik

Fa şaltūk/çaltūk شلتوك/چلتوك zpirinç, kabuklu pirinç tanesi

çembalo

İt (clavi)cembalo klavyeli bir çalgı, klavsen << Lat cymbalum metal tepsi şeklinde vurmalı bir çalgı EYun kýmbalon κύμβαλον za.a. EYun kýmbē κύμβη zkâse, tekne, kazan

çember

Fa/OFa çanbar چنبر zhalka, kasnak, kuşak, özellikle başa sarılan kuşak ≈ Fa çapar چپر za.a.