çat1

çarşaf

Fa çādar-şab چادرشب zgece örtüsü § Fa çādar, çār چادر zörtü Fa şab شب zgece

çarşamba

Fa çaharşanba چهرشنبه zhaftanın dördüncü günü § Fa çahar چهر zdört Fa şabba/şanba شنبه zCumartesi günü (İbr/Aram şabāt/şabbətā שׁבּת/שַׁבְּתָא zdinlenme günü, Cumartesi )

çarşı

Fa çārsū چار سو z1. dörtyol, 2. kent merkezinde dükkânların bulunduğu alan § Fa çār چار zdört Fa سو zyön, yol (<< OFa sōk a.a. )

çaşıt

<< ETü çaşut fitneci, casus ETü çaşur- iftira etmek +Ut

çat|mak

<< ETü-O çat- bir araya getirmek, bitiştirmek (geçişli fiil)

çat1

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
çat çat [darbe sesi] ... çat çat urdı TTü: [ Darir, Anternâme terc., <1390]
bir gürüldi oldı, çatıldı چاتلدى kopdı, her tarafdan od yalını belürdi. TTü: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
bir kerre gerindi ve sündi ve parmakların çatırdatdı TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çat burada çat kapı arkasında: Bağteten. Çat pat: Nadiren, şurada burada. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çatra patra: Rumeli tarafının berberesi

<< ETü (onom) çat darbe sesi

 çıt

Benzer sözcükler: çat pat, çatapat, çatır, çatır çatır, çatır çutur, çatır patır, çatırdamak, çatırtı, çatra patra, çattadak

Bu maddeye gönderenler: çatla- (çatlak)


28.11.2017
çat2

≈ TTü çat- bitişmek veya bitiştirmek, bir araya gelmek veya getirmek

çatal

<< OTü çatal Y şeklinde nesne, iki veya daha çok dişli tarım aracı <? ETü çat- +Al

çatana

öz Çatana 1854'te İngiltere tarafından Osmanlı Devletine hediye edilen bir buharlı teknenin adı öz Çatana Tuna nehri üzerinde bir kasaba, bugün Romanya'da Cetate

çatı

<< OTü çatı/çatu ev çatkısı ETü çat- vurmak, karşılıklı koymak +I(g)

çatla|mak

≈ ETü çatıla- şaklamak, el çırpmak onom çat çarpma veya çatlama sesi +lA-