çalka|mak

çalı

≈ TTü/ÇTü çalağan ısırgan, dikenli (bitki), azgın (köpek) ETü çal- vurmak, çarpmak +I(g)

çalık

<< OTü-KT çalık 1. vurulmuş, darbe almış, 2. cin çarpmış, deli, 3. boyalı, alaca ETü çal- vurmak +Uk

çalım

TTü çal- vurmak +Im

çalış|mak

<< ETü çalış- vuruşmak, mücadele etmek ETü çal- vurmak, darp etmek +Iş-

çalıştay

TTü çalış- +tAy

çalka|mak

KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
çalḳandı: iḍṭaraba al-māˀ fi'l-wiˁā [su çalkalandı] TTü: [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
gör deŋizler mevci niçe çalχanur TTü: çalkalamak [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
Ağızda suyu her tarafa çalkalayıp depretmek maˁnasınadır.

OTü-KT çalık çok sıçrayan, haşarı, oynak +(g)A- ETü çal- vurmak, çarpmak +Uk

 çalık

Benzer sözcükler: çalkalamak, çalkalanmak, çalkantı


03.10.2017
çalpara

Fa çār-pāra چار پاره z1. dört parça, 2. dört parçalı köçek zili, kastanyet

çam

Ar şamˁ شَمْع z [#şmˁ] mum, reçine

çamaşır

Fa cāma-şūy جامه شور zgiysi yıkayan, çamaşırcı § Fa cāma جامه zgiysi Fa şūy شوى/شور zyıkayan (Fa şustan, şūy- شستن, شوى/شور zyıkamak ≈ Ave χşaud- su akmak ≈ Ave χşudra su )

çamur

<< OTü çamur balçık << ETü *çalmur/*çalpmur ETü çal-/çap- çalmak, çamurla sıvamak +mUr

çamurcun

§ TTü çamur ETü *çin kuş