çal|mak

çakmak

<< ETü çakmak çakmak taşı ETü çak- +(A)mAk

çakoz

TTü çak- anlamak (argo)

çakra

Sans çakrá चक्र z1. tekerlek, çark, çömlekçi çarkı, 2. devre, döngü, 3. insan bedenindeki 6 mistik halkadan her biri << HAvr *kʷekʷlo-s tekerlek

çakşır

≈ Fa çaḳşūr/caχcīr bir tür şalvar, geniş pantolon

çal

<< ETü çal alaca, benekli

çal|mak

ETü: "vurmak" [ Uygurca Budist metinler, <1000]
çalmış erdi yalın otuġ ters körümlüg taġda [uğursuz dağda alevi ateşi vurmuş idi] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol anı çaldı [yere vurdu] (...) söz bég kulākkıŋa çalındı [kulağına çalındı] (...) çalıġ [haber, duyuru] KTü: "... saz çalmak" [ Codex Cumanicus, 1303]
sono [ses veririm, çalgı çalarım] - Tr: čalarmen ÇTü: "... hırsızlık etmek" [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
çalmak چالمق: ... dérober TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
boru çalmak, davul çalmak (...) yerden yere çalmak, taban çalmak [yürümek], volta çalmak [gezinmek] TTü: [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
kötek çalmak, döğmek (...) elleri birbirine çalmak (...) süde yoğurt çalmak (...) ıslık çalmak

<< ETü çal- 1. (sesli olarak) vurmak, darp etmek, 2. ses etmek, 3. boya vurmak, alaca kılmak, harelemek

Not: “Saz çalmak” anlamı için karş. Fa zadan ve Ar ḍaraba "1. vurmak, 2. saz çalmak". • Benzer yapıda ve benzer anlam genişlemelerine sahip çak-, çat-, çap- fiilleri mevcuttur.

Benzer sözcükler: çalakalem, çaldırmak, çalgıç, çalgın, çalın, çalınmak, çalıntı, çalman, çalpara, çaltı


09.07.2018
çalak

Fa çālāk چالاك zcanlı, atik, çevik ≈? OTü çalık kızgın

çalgı

<< OTü çalğu müzik aleti, saz OTü çal- saz vurmak +gU

çalı

≈ TTü/ÇTü çalağan ısırgan, dikenli (bitki), azgın (köpek) ETü çal- vurmak, çarpmak +I(g)

çalık

<< OTü-KT çalık 1. vurulmuş, darbe almış, 2. cin çarpmış, deli, 3. boyalı, alaca ETü çal- vurmak +Uk

çalım

TTü çal- vurmak +Im