çalım

çal|mak

<< ETü çal- 1. (sesli olarak) vurmak, darp etmek, 2. ses etmek, 3. boya vurmak, alaca kılmak, harelemek

çalak

Fa çālāk چالاك zcanlı, atik, çevik ≈? OTü çalık kızgın

çalgı

<< OTü çalğu müzik aleti, saz OTü çal- saz vurmak +gU

çalı

≈ TTü/ÇTü çalağan ısırgan, dikenli (bitki), azgın (köpek) ETü çal- vurmak, çarpmak +I(g)

çalık

<< OTü-KT çalık 1. vurulmuş, darbe almış, 2. cin çarpmış, deli, 3. boyalı, alaca ETü çal- vurmak +Uk

çalım

TTü: çalımlı "endamlı, gösterişli" [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
çaya baksa çalımlu, çalkara kuş erdemlü TTü: "vuruş, darbe" [ Mihrî, Divan, <1500]
Diri χod bir çalımda öldürülür

TTü çal- vurmak +Im

 çal-

Bu maddeye gönderenler: çelim


24.08.2017
çalış|mak

<< ETü çalış- vuruşmak, mücadele etmek ETü çal- vurmak, darp etmek +Iş-

çalıştay

TTü çalış- +tAy

çalka|mak

OTü-KT çalık çok sıçrayan, haşarı, oynak +(g)A- ETü çal- vurmak, çarpmak +Uk

çalpara

Fa çār-pāra چار پاره z1. dört parça, 2. dört parçalı köçek zili, kastanyet

çam

Ar şamˁ شَمْع z [#şmˁ] mum, reçine