çalı

çakşır

≈ Fa çaḳşūr/caχcīr bir tür şalvar, geniş pantolon

çal

<< ETü çal alaca, benekli

çal|mak

<< ETü çal- 1. (sesli olarak) vurmak, darp etmek, 2. ses etmek, 3. boya vurmak, alaca kılmak, harelemek

çalak

Fa çālāk چالاك zcanlı, atik, çevik ≈? OTü çalık kızgın

çalgı

<< OTü çalğu müzik aleti, saz OTü çal- saz vurmak +gU

çalı

TTü: [ Şer'iye Sicilleri, <1500]
yabanda çalı arasında bir heğbe ile buldum TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
çalü چالو & çalı چالى (...) çalı kuşı: boklice bülbül [bokluca bülbül]

≈ TTü/ÇTü çalağan ısırgan, dikenli (bitki), azgın (köpek) ETü çal- vurmak, çarpmak +I(g)

 çal-

Not: Kullanımda hem "ısırgan, dikenli (bitki)" hem "yaramaz, yabani (yer)" anlamları sezilir. Çal- fiilinin geniş anlam yelpazesiyle nasıl bir bağlantı kurulduğu açık değildir.

Benzer sözcükler: çalı çırpı, çalıkuşu, çalılık


14.12.2015
çalık

<< OTü-KT çalık 1. vurulmuş, darbe almış, 2. cin çarpmış, deli, 3. boyalı, alaca ETü çal- vurmak +Uk

çalım

TTü çal- vurmak +Im

çalış|mak

<< ETü çalış- vuruşmak, mücadele etmek ETü çal- vurmak, darp etmek +Iş-

çalıştay

TTü çalış- +tAy

çalka|mak

OTü-KT çalık çok sıçrayan, haşarı, oynak +(g)A- ETü çal- vurmak, çarpmak +Uk